15 Ağustos 2012 Çarşamba

Hindistan= İroni ülkesi

Bugün Hindistan'ın bağımsızlık günüydü. İngiltere sömürüsüden kurtuluşu kutlamaca günü. Her yerde müzikler çalıyordu, polisler vardı. Hindistan Kapısı'nda seramoni vardı, gitmeyi çok istedim ama Hintli arkadaşlarım çok kalabalık ve tehlikeli olacağını söylediği için gitmedim. Bir de uçurtma uçurdular birsürü yerde.

15 ağustosa kadar her yerde polis kontrolleri olacağından akşam geç saatte dışarı çıkmayın diye uyarıp duruyordu herkes. Nolcaksa sanki bir türlü anlamadım. Dün gece 20 30 kişi dışarı çıktık. De Ville diye bir cluba gittik. Önceki gün gittiğimiz Urban adındaki club gibi burda da gece 12'ye kadar içkiler kadınlara beleşti. Tabi ki de erkekleri cluba çekmek için. Erkeklerin abazan olmasının işimize yaradığı tek alan bu heralde.  Ödesin kendi içkilerinin parasını hepsi de oh. Erkekler için hayat çok zor(!).

Bağımsızlık Günü olduğu için orası 12'de kapanınca Smoke House Grill diye bir yere gittik. Aslında club falan değildi bence. Kenarlarda amcalar şık masalarda yemeklerini yiyordu. Biz birsürü kişi girip orda kop kop müziklerde dans ettik. İçki içen falan da olmadı. Gene de bir sürü yabancının orda olmasından garsonlar şefler çok memnun görünüyordu. Burda herkes bir yabancı görsün mutlu oluyor, ne yaparlarsa yapsınlar. Yabancı ama özellikle beyaz tenliler. Orası da Bağımsızlık Günü diye erken kapattı. Sadece 10 dakika falan kalabildik. Partinin bu kadar erken bitmesine herkes sinirlenmeye başladı. Herkes devam etmek istedi.

Nasıl olduysa orda aramızdaki erkeklerden birileri Hintli zengin piçi tipli adamlarla tanıştı. Farm house'uma gelin parti yapalım dedi. Adamın 4 5 tane arabası var. Şöförleri var. Bizi geri bırakacakacağına söz verdi. Herkes o kadar yehuu parti modundaydı ki koşarak arabaya atladık.  Eve gitmek isteyenler de geldi. Sürüyü takip etmece sadece Türkiye'ye özgü değilmiş. Gitmek isediğine emin misin dediğim herkes "Just following the flow" dedi.

1 saat süren korkunç yolculukla beraber karnıma ağrılar girmeye başladı. Şöförlere yavaş kullanın be diyorum İngilizce anlamıyorlar tık yok. Garip garip Hintli müzikler çalıyorlar bağıra bağıra.  Eyvah bu herifler bizi tenhaya götürecek. Eyvah bu herifler paramızı çalacak, kızlara tecavüz edecek. Mısırlı arkadaşım Zeyan tam bir korumacı Türk erkeği gibi. Çocuğa bak beni koru çocuk diyip durdum.

Gittik meşhur farm house'a. Herifler harbiden de zengin piçi çıktı. Harika bir çiflik eviydi. Evin sahibi olduğunu söyleyen çocuk bir afralar bir tafraarda. Benim evim benim kurallarım modunda. " Dans yarışması yapıyorum. En iyi dans eden bir şişe Bacardi'yi kapar."  Oldu şekerim. Biz içkileri beleşe içiyoruz zaten. Dingil. Kimse de dans etmedi o öyle deyince. Şapşal herif. Sonra sonra dans etmeye başladık. Arkada gene de o Bacardi açıldı., içildi. Ben adamlara bir kıl olmuşum içmedim hiçbir şey.

Sonra bir kaç kişi balkona çıktık. Öğrendik ki meğerse ev şovmen herifin evi falan değilmiş. Biraz daha yaşlı  olan diğer bir Hintli'nin eviymiş. Adamla konuşmaya başladım. Bilmediğim ama aslında baya meşhur olan bir sağlık firmasının pazralamasında mıymış neymiş. Böyle güzel bir evin olduğuna göre baya paran olmalı diye bir güzel yolu yaptım. Göğsü bir on on beş metre kabarıp evet diye yanıt verdi. Ülkenizdeki fakirlikle ilgili ne düşünüyorsun dedim. Fakirlik berbat dedi. Berbat ne?  Ülkenizde bu kadar fakir varken zibilyon tane aç insan varken rahat hissediyor musun diye sorunca. Mi mi mi yapmaya başladı. Şirketimle yılda bilmem kaç milyon insana ücretsiz hizet veriyoruz, ila dağıtıyoruz falan dedi. Tamam o zaman...

İşte birileri çiftlik evlerine, 5 6 tane arabaya, şöförlere, milyonlarca paraya sahipken, dünyanın farklı yerlerinden insanlar Hindistan'a gelip bedava içki içerken; evlerinde su bulunmayan birileri de her gün aynı saatlerde belediyenin getirdiği sudan almak için su savaşına giriyor.



Evlerinde tuvaletleri olmayanlar için de halk tuvaletleri var.Aslında o tuvaletlere gireni hiç görmedim. Oraya kadar gitmek yerine yola falan yapıyorlar çoğunlukla.




Gecenin sonunda Hintli zenginler bizi evlerimize bırakmamak için yok Mısırlı çocuğun fuckin indians dedidiğini duyduk bize öyle diyenleri niye arabamıza bindirelim gibi şeyler uydurup kavga etmeye çalışsalar da  gecenin 4'ünde 20-30 kişiyi şehirden 1 saat uzakta mal gibi bırakamayacakları için arabalarıyla bizi evlerimze tıpış tıpış bıraktılar.

Biz sağ salim evlerimize döndüğümüze sevinirken , Hintli zenginler de yabancılarla parti verdiğine sevinirken, başka bir yerdeki Hintliler de yerde yatıp o gün bir şeyler yiyebildiğine sevindi.

1 yorum: