24 Nisan 2014 Perşembe

Lyon/ Fransa

Lyon’u bir günde gezeceğiniz tutarsa yapmanız gereken 10 şey


 Bir gün olur da Lyon’u çok kısa bir sürede şipşak gezmeniz gerekirse şu listedekiler aklınızda bulunsun. Üstüne de yeterince hızlı yürürseniz tam bir günde kabataslak da olsa bütün şehri turlamak mümkün. 

-Lyon’a adım atar atmaz Place Bellecour meydanına gidin. Kral Louis XIV atının üstünde meydana girenleri kolaçan ederken dev mavi dönme dolap da kralın ciddiliğini yumuşatıp şehre bir tebessüm katıyor. Şehri o kadar da hızlı gezmeniz gerekmezse, dönme dolabı bir de akşam ışıkları yanınca görmeli.


-Geziniz pazar gününe denk gelirse Saone nehri kenarında açılan markete gidin. Koca koca kalıplardaki Fransız peynirlerinden tadıp en lezzetlisi en küflüsünden 200 gram alın.

-Fünikiler ile Fourvière tepesinde bulunan Basilique Notre Dame de Fourvière’e çıkın. Lyon’u panoramik izleyebileceğiniz bir alana sahip olan kilise adeta Lyon’un Sacré-Cœur’ü. Bazilikanın en ilginç yanı biri kısmen sade diğeri oldukça şatafatlı üst üste iki kiliseden oluşması.

-Yine Fourvière tepesindeki Roma antik amfitiyatrosuna gidin.

-Basilique Notre Dame de Fourvière’dan aşağı indikten sonra St. Jean kilisesini gezin. Ardından Rue St Jean sokağından girip Lyon’un daracık sokaklarında gezinin. Sokakta krep satan arabalardan birinde kısa bir mola verip çikolatalı krep yemek zorundasınız!

-Aynı sokakta gezinirken sağınızda karşınıza çıkacak olan Le Comptoir de Mathilde adındaki çikolata mağazasından bir kavanoz “Crème de Spéculoos” alın. Yeryüzünde nutella’nın yerini alabilecek yegane şey varsa o da budur.


-Le Tasse Livre adında mağara-kütüphane-cafede bir sıcak çikolata için.

-Hele de bahar veya yaz aylarında Lyon’daysanız Parc de la Tête d'Or’a gidin. Bu rengarenk ve huzur dolu park sadece bir günlük bir geziye sığmayabilir ama Lyon’da bir gün daha geçirmek için iyi bir neden olabilir.

-Alışveriş yapasınız tutarsa Lyon’un en ünlü alışveriş caddesi Rue de La République’e gidebilirsiniz. 

-Yorgunluğunuzu atmak için şipşap gezinizi The Smoking Dog Pub’da sonlandırın. Genellikle bir nehrin etrafına kurulmuş, arabaların girmediği dar sokaklardan ve kısmen küçük yapılardan oluşan Avrupa şehirlerini gezmenin hele de bir kaç tecrübeden sonra çok kolay olmasına sevinerek biranızı yudumlayın.

Ankara

Bir gün yolunuz Ankara’ya düşerse yapmanız/bilmeniz gereken 10 şey


Belki bir gün, 20 yıldır göz göre göre rengarenk bir disko topuna, kuğulu banyo fayanslarıyla kaplı bir tuvalete dönüşen, yapay gölleriyle ve ihtişamlı kapılarıyla ünlü başkent Ankara’ya gitmek istersiniz. İşte o gün gelirse, şu listedekiler aklınızda bulunsun. Zira Ankara aslında çok güzel bir yer.


-Arabayla kuğu fayanslı Atatürk Bulvarı alt geçitinden geçip şehrin en meşhur yerlerinden Kuğulu Park’a gidin. Ankara simiti ve ayran alıp bir çimende yayılarak kuğuların asaletini seyredin. Belli mi olur? Belki bir gün buraya da en parlağı en yükseğinden bir gökdelen, bir alışveriş merkezi dikilir. Şimdiden tadını çıkarmak gerek.



-Nallıhan Kuş Cenneti’ne gidin. 200’e yakın kuş türünü barından ilçe, kat kat üç renkli dağlarıyla bir tablo izlenimi veriyor.

-Orada burada rastladığınız ağaçlara su verin. Çünkü Ankara’da ağaç büyütmek kurak iklimden dolayı normalden çok daha uzun yıllar alıyor. Sonra da o güzelim ağaçları kesip otoyol yapmaktan Ankaralılar olarak çok hoşlanıyoruz. Eh, gelmişken yemekte sizin de tuzunuz olsun.

-Ankara’ya gitmiş, orada hakkıyla yaşamış insan Ankara havasını iyi bilir. Sürekli Ankara radyoları dinleyin. Ankaralı Namık, Ankaralı Coşkun ve Elvan Dalton’un şarkılarını ezberlemeden dönmeyin lütfen.

-Bir Angaralı’ymışçasına ‘mal bebe’ demeyi öğrenin.


-Birileriyle buluşacaksanız Kızılay Dost Kitabevi önünde buluşun. 4,5 milyon nüfuslu tüm Ankara’nın buluşma noktası burasıdır. Erken gelir ya da bekletilirseniz Türkiye’nin en güzel, en özenli kitapçılarından birini de gezmiş olursunuz.

-Kızılay’a gitmişken Konur Sokak’taki Ormancı taş fırınının leziz poğaçalarından tadın. Ankara’nın son kalelerinden Ormancı, nice lise aşklarına ev sahipliği yapmaya devam ediyor.

-Ankara armudu yiyin. Bulunduğunuz şehre de geliyor olabilir ama yerinde yemenin tadı ayrı.

-Akşam Bestekar Sokak’ın barlarında bir kaç kadeh devirdikten sonra canlı müzik eşliğinde dans etmek isterseniz IF Performance Hall (Tunus Cad.) veya Passage’ı (Sakarya) seçebilirsiniz. Passage’da üzerinize sinecek ve bir hafta geçmeyecek sigara kokusundan bu yazıyı yazan kişi sorumlu değildir.


-Her Angara bebesi içkisini içip alem yaptıktan sonra acıkır, gecenin 4’ünde soluğu Esat Aspava’da bulur. ‘1,5 attır sen abi’ diyin ne yapmaları gerektiğini anlarlar.