Hindistan'daki son 3 günüme sığdırdığım iki gezim macera dolu ve oldukça zorlu geçti. Bir buçuk ay içindeki en dolu geçen gezilerim olmaları yüzünden Hindistan'ın tadı damağımda kaldı.
İtalyan arkadaşım Veronica'yla perşembe akşamı yola çıkıp önce Khajuraho'ya oradan da Varanasi'ye geçmeye karar verdik.İki şehirde de sadece birer gün geçirecek, geceleri trende uyuyacaktık;duş almak hiç yok tabi.
Biletlerimizi o gidip aldı, telefonla konuştuk ben baktım Central Rialway Station'dan dedi biletimiz. Salak değildir dedim güvendim ben de. Meğerse salakmış. Ya da şaşkaloz. Trene on dakika var biz gelmek üzereyiz, kız biletini çıkarıp ay hayır Nizamuddin Station'daymiş demesin mi? Benim ona bakışımı gördükten sonra o korkunç İtalyan aksanıyla "I'm sorry, I'm sorry" demeye başladı. Hayatımın ilk Osmanlı tokadını atacağım sandım.
Karmamızı kabullenip oradaki turizm acentalarını gezmeye başladık. Jhansi'ye yarın sabah 6'da tren var, orası da Khajuraho'ya bir buçuk saat sürüyor; autoyla ya da otobüsle en fazla 50 rupiye gidersiniz dediler. Jhansi'ye varınca insanlar demesin mi otobüs var 6 saat sürüyor, taksicilerse 3 saat sürer ama 3000 rupi isteriz. Eh, sadece bir günümüz olduğundan zorunlu olarak taksiyi seçtik.
Khajuraho'ya varınca önce tren istasyonuna uğrayıp akşam Varanasi'ye biletlerimizi alalım dedik. Ancak öğrendik ki sabah 5'te Varanasi'ye varıp sabah seremonisini yakalayabileceğimiz bir tren yok ortada.( her gün gün doğumunda ve batımında Ganj nehrinde seremoni oluyor.) En azından yer yok. Tek uygun tren ancak sabah 11de Varanasi'de oluyor. Varanasi'nin esas olayını kaçırmamak için biz gene kaldık taksiciye. Toplamda kişi başı 3500'er (yaklaşık 110 TL) bayılmış olduk bizi 5'te Varanasi'ye ulaştıracağı sözünü de aldıktan sonra.
Of ne kadar karmaşık olaylar olmuş. Anlatırken yoruldum, okuyanlar da yoruldu. Maceralarımı bırakıp Khajuraho'yu anlatmaya başlayabilirim artık.
Khajuraho
Hindistan'ın bu sessiz sakin şehri Kamasutra Temple'larıyla ünlü. Hindistan'ın gürültüsünden, kalabalığından, kornalarından yorulanlar, biraz kendime geleyim diyenler için uygun bir durak yeri.
Şehirde toplamda 22 tane Kamasutra tapınağı var ve Western, Eastern ve Southern olmak üzere üç ayrı bölgede toplanıyorlar. Western bölgesi içlerindeki hem en büyük bölge hem de en ünlü tapınaklar orada bulunuyor. Biz kısıtlı zamanımız yüzünden yalnızca Western bölgesindekileri gezebildik.
Western bölgesindeki tapınaklardan en ünlüsü Lakhsman Temple. Kamasutra tapınakları diyince hani zihnimizde bir anda beliren 4 kişinin oluşturduğu ünlü çılgın pozisyon işte bu tapınakta.
Tapınaklar kum taşından yapılmış ve inşa sırasında sıva kullanılmamış. Uzaktan bakınca tapınakların girintili çıkıntılı değişik ayrıntılarla süslenmiş bir mimariye sahip olduğu anlaşılıyor. Yaklaştıkça da anlaşılıyor ki dış cephe küçük küçük birsürü insan heykellerinden oluşuyor. Değişik pozisyonlar oluşturan heykeller geçmişte tapınakların içinde düzenlenen grup seks ayinlerini simgeliyor.
Yapıların içinde de yine değişik pozisyonlarda ama bu sefer daha büyük heykeller yer alıyor. Ayrıca içerileri çok karanlık ve aşırı rutubetli. O ayinleri orada nası düzenleyebilmişler, insanlar nasıl hava alabilmiş merak etmedim değil.
Tapınaklardan birinin içindeki büyük bir heykelin bacağında kocaman kertenkele vardı. Kertenkele orada öldü de fosilleşti mi yoksa ayine kertenkelelerin de rağbet gösterdiğini anlatmaya çalışan bir heykel miydi acaba?
Hint toplumu bu kadar muhafazakarken geçmişte Kamasutra tapınakları inşa edecek kadar açık ve rahat olmaları Hindistan'ın içinde bulundurduğu ironilerden biri. Sevgililerin sokakta el ele tutuşması, öpüşmesi bile ayıplanırken, Hintli çoğu erkek karılarını bile tamamen çıplak görmüyorken aynı zamanda geçmişte Kamasutra gibi bir kültüre sahip olmaları cinsel ilişkide bilmem kaç değişik pozisyon üretmiş olmaları Hindistan'ın karmaşık, her şeyi aynı anda bünyesinde barındırabilen yapısının örneklerinden biri sadece.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder