Berilay, Mikhail ve bendeniz
Gezmeyi sevenler ve parası da pek olmayanlar için şu ana kadar yapılmış en efsane buluş: couchsurfing.com. Couchsurfing sistemini kim kurmuşsa kimin aklına gelmişse ellerinden öpmek gerek. Couchsurfin sayesinde hem kalma yerlerine, hostellere para ayırmaktan kurtulmuş oluyor hem de gezdiğiniz ülkenin arkadaş canlısı bir çok insanıyla tanışıyorsunuz.
Bilmeyenler için couchsurfing deneyimi şöyle bir şey. Facebook gibi herkesin bir profili oluyor. Fotoğraf koyuyorsunuz. İlgi alanlarınızı, sevdiğiniz kitapları, müzikleri, şu ana kadar gördüğünüz yerleri falan filan yazıyorsunuz. Daha sonra gezginler size istek gönderiyor şu tarihlerde sizde kalabilir miyim diye, ya da ortak açılmış isteklerden seçip siz insanları davet ediyorsunuz evinize. Gezginleri ücret almadan sanki ziyaretinize gelmiş bir arkadaşınızmış yakınlığıyla evinizde ağırlıyorsunuz, onlara tavsiyeler veriyorsunuz, vaktiniz varsa onlarla bir kaç içki içmeye ya da gezmeye çıkıyorsunuz. Aynı şekilde siz de gideceğiniz ülkeden insanların profillerine ulaşıp bir kaç günlüğüne sizde kalabilir miyim diye istek gönderiyorsunuz. Kalacağınız ya da ağırlayacağınız insanları da sadece profil fotoğrafına bakıp bu insan güvenilir görünüyor diyerek seçmiyorsunuz tabi. Sitede referans sistemi bulunuyor. Kaldığınız, ağırladığınız ya da buluşup beraber gezdiğiniz insanlara pozitif, negatif ya da nötr referans yazıyorsunuz ve o referanslar hep orada duruyor. Kim ne kadar pozitif referans almış, hakkında neler yazılmış gördükten sonra biraz daha güvende hissedip iletişime geçiyorsunuz o kişiyle.
Biz de ev arkadaşlarımızla açtığımız ortak profille bir kaç couchsurfer ağırladıktan sonra Rusya'da geçirdiğimiz süre boyunca couchsurferlarda kaldık. Çok yorulduk, çok dandik yerlerde uyuduk, (hatta gerçekten yerde bile uyuduk), sırtımız ağrıdı, boynumuz ağrıdı, horlama sesinden uyuyamadık. Ama birbirinden tatlı insanlarla tanıştık. Rusya'yı gezi kitaplarından daha iyi tanıyan insanlardan gezi tüyoları aldık. Turistlerin bilmediği barlara gittik. İlk host'umuz Mikhail'i ingilizcesi çok kötü ve evi aşırı uzakta olduğu halde bizle St. Petersburg'u gezdiği, içimizden birinin bavulu havaalanında kaldığı ve o bavulu almak için bizle taa havaalanına kadar geldiği için sevdik. Moskova'da gurbet hasreti çeken Türk hostumuz Can'ın hasretini hafiften giderdiğimiz için mutlu olduk ama uyurken çok horladığı için de kendi adımıza üzüldük. Yeşil leprikon host'umuz Alex'in çılgın rengarenk evinde kaldık. O çılgın evde verdiği ev partisinde onun birbirinden sevimli arkadaşlarıyla saatlerce gitar çaldık şarkı söyledik. O evden ayrılıp havaalanına giderken çok yakın arkadaşlarımızı terk ediyor gibi hissettik.
Alex'in sokaklardan çaldığı yol tabelaları ve bir yerde bulduğu geyik kafatası
Alex'in çılgın odası
Leprikon Alex'le ev partisinde
Alex'in evindeki Alyoşa Fil


Hiç yorum yok:
Yorum Gönder